Logo
Made in
Genç Kalemler
Edebiyatın Kaliteli Adresi

Bir Rüya, Bir Devrim

Geleceğin Eğitimi

Genç Kalemler Grubu
❖ ❖ ❖
Kapak Görseli

5. BÖLÜM

Evet, Eren rüyadan uyanmıştı! Terden sanki elbiseleriyle denize girip çıkmış gibi olmuştu. Nasıl bu kadar uzun bir rüyanın, daha sabah bile olmadan, bu kadar kısa süre içerisinde kafasında kurulduğuna anlam veremiyordu.

Sabah 6.00'dı. Eren kalemini aldı ve konuşma yazısının son kısmını gayet güzel bir şekilde tamamladı.

Evet, Eren hâlâ rüyanın şokunu yeni yeni atlatıyorken, proje ödevinin sunum tarihinin geldiğini fark etti. Bu olayların ardından yazdığı konuşma yazısını sıcağı sıcağına sunmak onun için iyi bir tesadüf olmuştu.

Hazırlandı ve kahvaltı yapmadan dışarı çıktı. Servisi geldi ve rüyasındaki servisi hatırladı. Bu servisleri bile değiştirmiş olan eğitimcilerin alın terini düşündü ve imrendi.

Okula geldi, herkes yerine oturdu. Eren güzelce dosya hâlinde hazırladığı konuşma yazısını açtı.

Bu sırada hoca geldi ve proje gününün olduğu hatırlatıldı. Sunum yapacak olanlar çıkıp konuşmalarını yaparak yerlerine oturuyorlardı.

Evet, sıra Eren'de idi. Gayet kendinden emin bir şekilde sınıfın karşısına çıktı ve sunumunu yapmaya başladı:

Eren:

-Arkadaşlar, ben bu yazıyı hazırlarken en çok elimizde olanların kıymetini bilmediğimizi fark ettim.

-Kullandığımız hologramlar, güzelce dizayn edilen, tıkış tıkış olmayan ferah, teknolojik ve bir o kadar da rahat olan sınıflarımız, bizi ailemizden çok seven hocalarımız...

-Gerektiğinde iki dakikada şıp diye okulu sımsıcak yapan ısıtma sistemimiz, sınav sistemimiz, rehberlikçilerimiz ve daha sayamadığım onlarca, yüzlerce şey...

-Cidden insanın bir geçmişine bakıp olduğu hâle şükretmesi gerekiyor!

-Şu an muhtemelen içinizden "Bana bu çocuk ne anlatıyor? Zaten bu saydıkları klasik şeyler değil mi?" diyorsunuz.

-Değil arkadaşlar!

-Araştırdım, yaşayanı dinledim, hatta bizzat ben de yaşadım diyebilirim. (Hafif bir gülümsemeyle)

-O kısmı es geçelim...

-Ben bu ödev için dedeme danıştım. Kendisi bana eskide olan eksikleri bir bir anlattı. Öncelikle en önemlilerinden...

-Şu an herhangi bir sınav olduğunda ne yapıyorsunuz? "Hee tamam, sınav zaten her gün verimli bir şekilde rehberlikçilerle çalışıyoruz, yaparız." psikolojisinde olursunuz.

-Ama eskiden olsa herkese aynı soruların sorulduğu kağıtlı sınavlar vardı.

-Ve bunların, ilk öğretimden orta öğretime geçerken LGS adlı lise belirleyici bir kağıtlı sınavla devam ettiğini düşündünüz mü?

-Bitti mi sandınız? Hayır!

-Yüksek öğretime geçerken YKS adlı bir hayat belirleyici kağıtlı sınav daha vardı.

-Ve 12. sınıfa gelene kadar yine yıl içinde tonlarca kağıtlı sınav yapılırdı!

-Evet, hanginizin hoşuna giderdi ki böyle bir sistem?

-Ve bu sistem sadece sizi değil, ailenizi de olumsuz etkiliyordu.

-Aileniz, siz okuyup güzel bir meslek sahibi olun diye sizden daha çok stres yapıyor, bu da sizin psikolojinizi berbat bir hâle getiriyordu.

-Bu daha sadece eğitimde olan tek bir eksikti!

-Bunun gibi yine söylediğim gibi onlarca sorun olduğunu düşünün.

-Mesela Mahmut, hiç okulda üşüdüğün oldu mu?

-Veya Zeynep, hiç okulda derslerden dolayı köşede ailesinden nefret ederek hüngür hüngür ağlayan birini gördün mü?

-Hayır, işte bunun için şükretmeliyiz!

-Ve bize bu ortamı sunan eğitimcilerimize gönülden sonsuz minnettar olmalıyız.

-Bu neslin devamı için onlardan daha çok çalışarak eğitimin seviyesini zirvelere çıkartmalıyız.

-Ben bunu gerçekten vazgeçilmez bir görev olarak görüyorum!

-Ve sizlerin yardımıyla, ben, siz, bizler...

-Bu eğitimi artık ileride uçurtacağız!

-Bunun için pes etmeden çalışacağız!

-Çünkü eski nesillerimiz, bizim şu an bu imkanlarda okuyabilmemiz için böyle yapmıştı.

-Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.Sunumum bu kadardı. Umarım size az da olsa faydam dokunmuştur.

-Lütfen söylediklerimi geçiştirmeden, kafanızda bir farkındalık haline getirin.

Dedi ve yerine oturdu. Sınıf buz kesmişti. Gerçekten Eren, sınıfı derinden etkilemişti.