Bir Rüya, Bir Devrim
Geleceğin Eğitimi
1. BÖLÜM
Yıl 2085, bir pazartesi sabahı. Bu hikâyedeki başkahramanımız olan Eren uyandı ve okul için hazırlık yaptı. Annesi hemen ardından Eren'i kahvaltıya çağırdı.
Ardından kahvaltı sırasında Eren'in babası, Eren ile sohbet etti.
(Demet Hanım, Eren'e seslenir)
Bu konuşmadan sonra Eren okul için evden çıktı.
Okul servisi, Eren'i evinin önünden aldı ve Eren okula gitti. Ardından arkadaşlarıyla birlikte sınıfa girdiler. İlk iki ders matematik dersiydi. Hoca, orantı konusunu işlemeye başladı ve öğrencilerin şahsi hologramlarıyla yapılan işlemlerin takip edilmesini sağladı.
Ardından teneffüs oldu. Eren, rehber hocasının yanına gitmeye karar verdi. Rehber hocası, mentalitesini yükseltmeye dayalı bir konuşma yaptı. Ayrıca, Eren'in derslerinin analizini kontrol etti ve düşük olduğu derslerle alakalı tartıştılar.
Sonrasında tarih dersine girdiler. Bu tarih sınıfı aslında etrafı ekranlarla taranmıştı. Adeta Antik Roma'daymış gibi ortama adapte mekanlar odaya uyarlanmıştı. Bu etkinlik bittikten sonra tarih hocası Mehmet Hoca, proje ödev tarihinin geldiğini fark etti ve öğrencilerine ne zamandır aklında olan projeyi açıkladı.
Proje şöyleydi: Geçmişteki eğitimde olan eksikleri, sıkıntıları ve şimdiki zamanda ne gibi gelişmelerle eğitimin daha iyi şekillendiği üzerine bir ödev yazısı yazmaları istendi. Eren, bu projeyi duyunca biraz üşense de konusu ilgisini çekince bunun üzerine çalışmaya karar verdi.
Ardından okul dersleri bitmişti. Eren, eşyalarını topladı ve eve gitti. Evde ellerini yıkadıktan sonra yemeğe geçildi. Ailesine okulda verilen bu proje ödevini anlattı.
Eren, bu fikre hayran kaldı ve hemen dedesini arayarak yarın yanına uğrayacağını ve konuşmaları gerektiğini söyledi.
Telefon konuşmasından sonra Eren, bugün yorulduğunu hissetti. O gün işlenen dersleri tekrar ettikten sonra ailesine erken yatacağını söyledi ve yatağına girip heyecanla yarının hayalini kurarken uyuyakaldı.